En Yeni Para Kazandıracak İş Fikirleri Nelerdir : Güncel haberler Finans Spor Medya Gazete

En Yeni Para Kazandıracak İş Fikirleri Nelerdir

Sponsorlu Baglantılar

En Yeni Para Kazandıracak İş Fikirleri Nelerdir

İş mi arıyorsunuz yeni iş fikirleri ne açıkmısınız? ne iş yaparım mı diyorsunuz o halde sizler için aşagıda ki yazımız da yeni iş fikirlerini ayrıntılarıyla anlattık siz de iş fikri almak istiyor ve diger ziyaretçilerimiz ile yardımlaşmak istiyorsanız sizin için aşagıda bulunan yazımızı okuyup diger ziyaretçiler ile birebir temasa geçip yeni iş fikirleri edinebilirsiniz.

Yeni nesil iş insanları arasında ‘kendi işini yapmak’ güçlü bir arzu. Bu potansiyel içinden yıllardır çok çarpıcı hikayeler de çıkıyor. Bunlara her dönem olduğu gibi gelecekte de yeni hikayeler eklenecek. İşte bu hikayelerin yazılma potansiyelinin yüksek olduğu henüz kitleselleşmemiş, gün yüzü bile görmemiş denebilecek yeni girişim alanlarını araştırdık. Bazıları çok düşük bütçelerle yapılabilecek bu 24 işlerde, kuşkusuz bugün erkenden cesurca adımı atanlar çok daha kazançlı çıkacak.

iskurmak

Türkiye, girişimci bir ülke olma yolunda hızla ilerliyor. Bu anlamda uluslararası alanda yapılan araştırma sonuçlarından çıkan rakamlar istenilen düzeyde olmasa da yine de umut verici. Küresel Girişimcilik Raporu (Global Entrepreneurship Monitor)’un 2011 rakamlarına göre, 18-64 yaş aralığındaki potansiyel ve yeni girişimci oranlarının toplamını ifade eden toplam girişimcilik aktivitesi, Türkiye’de 2010 yılında yüzde 8.6 iken, 2011 yılında yüzde 11.9’a çıktı.

Zira bu rakam 2006 yılında yüzde 6.1 seviyelerindeydi. Potansiyel girişimcilik rakamlarındaki artışın da gözle görülür bir şekilde artış kaydettiğini görüyoruz. Türkiye’deki potansiyel girişimci oranı 2006 yılında yüzde 2.2 iken, 2011 yılında bu oran yüzde 6.3’e çıkmış. Yine, 2006 yılında yüzde 4 olan yeni girişimci oranı da geçtiğimiz yıl yüzde 6’ya yükselmiş.

Rakamlar bize Türkiye’nin girişimcilik anlamında altı yıl önceden çok daha farklı bir tablo çizdiğini gösteriyor. Girişimciler ve girişimcilik ruhu artan Türkiye için önümüzdeki dönem trend olabilecek karlı ve yeni iş modellerini araştırdık. Özellikle tarım ve hayvancılıkta yeni iş fırsatları dikkat çekiyor. Bu iş fırsatlarının çoğu da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından destekleniyor.

Bunun yanı sıra genç nüfusuyla övünen ancak hızla yaşlanan Türkiye’nin yaşlı ekonomisine yönelik yeni girişimcilere ihtiyacı olduğu da bir gerçek. Çaydan kahvaltı büfelerine süs bitkisinden su piresi yetiştiriciliğine kadar bin TL’den bir milyon TL’ye yatırımla kadar kurabileceğiniz birbirinden ilginç 5 iş modelini araştırdık.

BOMBUS ARISI
Devlet hormon yerine döllenmeyi teşvik ediyor

Hormonlu üretime karşı iyi tarım uygulamaları içinde yer alan ve Tarım Bakanlığı’nın da desteğine tabi olan bombus arıları son zamanların en gözde girişim alanlarından biri. Bombus arıları polinasyon (döllenme) amaçlı kullanılıyor.

Döllenme için havanın belli bir sıcaklıkta olması gerekiyor. Üretimde hormonun yerini alan bombus arılarının kullanılması desteklenerek hormonsuz sebze meyveye geçiş hedefleniyor. Antilsan Satış ve Pazarlama Müdürü Ulaş Yıldırım, hormonsuz üretime fırsat veren bombus arısında en büyük üreticilerden biri olduklarını söylüyor. Belçika ortaklı bir şirket olarak Antalya Çakırlar mevkiinde yer alan üretim tesislerinde 350 bin kovan bombus arısı üretildiğini kaydeden Yıldırım, bunun 200 bin kovanını Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini kaydediyor.

Seralardaki doğal döllenmeyi sağlayan bombus arıları üstelik devlet teşviki kapsamında. Öyle ki, geçtiğimiz beş yıl içerisinde bombus arısı için yapılan destek miktarı yaklaşık 6 milyon TL’ye ulaştı. Organik ve iyi tarım uygulamaları için ayrılan destekler bu seviyede olunca seralardaki bombus arısı kullanımı da iki katına çıktı. Bu arıların ömürleri 45 gün ve bir kovan arının fiyatı 150 ile 200 TL arasında değişiyor. Bir kovan arı ile 2 bin metrekarelik serada döllenme yapılabiliyor.

Dikenli incir
Bir diğer adı da Frenk yemişi

Kendiliğinden doğada yetişen, kaktüsgillerden bir bitkinin meyvesi olan dikenli incir, Mersin’in Tarsus İlçesi’ndeki köylülerin önemli geçim kaynaklarından birisi haline geldi. Türkiye’nin hemen hemen her yöresinde görülen ancak, Akdeniz ve Ege’de daha sık rastlanan yabani bir bitki olan dikenli incir, halk arasında ‘Frenk inciri’, ‘Frenk yemişi’ olarak da biliniyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Kıraç alanlarda, kurak ve kireçli topraklarda yetişen, ana vatanı ise Güney Afrika olan dikenli incirin Tarsus’a bağlı köylerde hasadı yapılıyor. Yıllık ise 150 bin ton civarında toplanıyor. Tarsus Ziraat Odası Başkanı Ali Gezer, “Dikenli incir kırsal kesimlerde yol kenarlarında bile kendiliğinden yetişiyor. Köylüye de sadece toplayıp satmak kalıyor” diyor. Köylüden 20 kilogramlık sandıkta 12-13 TL’den alınan bu ürün, 60 TL’den alıcı buluyor.

Dikenli incir için özellikle Fransa’dan talep aldıklarını ifade eden Gezer,” “Ayrıca Hacettepe Üniversitesi ile yürüttüğümüz bir projeyle bu ürünü ilaç sektörüne de kazandırmayı hedefliyoruz” diyor.

SOLUCAN GÜBRESİ BU ŞU AN EN REVAÇTA OLANI
Yüksek kaliteli gübrenin hammaddesi

Solucan gübresi, 50 yılı aşkın bir süredir ABD başta olmak üzere Avrupa’da ve dünyanın birçok başka ülkesinde üretiliyor. Her tür meyve, sebze, ağaç ve bitki türlerinin yetiştirilmesinde de yaygın olarak kullanılıyor. Bu solucanlara besin maddesi olarak verilen organik olarak yetiştirilen büyükbaş hayvan dışkılarım, organik bitkisel menşeli atıkları ve geri dönüşümde kullanılabilir nitelikte evsel ve kâğıt atıklarını, kısa süre içerisinde dönüştürmek sureti ile oluşturdukları gübre, yüksek kalitede bir gübre.

Bu anlamda iş fikri oluşturmuş girişimciler var. Örneğin, İstanbul ve Antalya’da bunun için kurulmuş solucan gübresi üretim tesisleri var. Siz tesis kurmasanız bile bu işe kompost kutular alarak başlayabilirsiniz. Bu kutular sayesinde, evlerinizden çöp olarak atılan sebze, meyve kabuk ve posaları, yumurta kabukları gibi değerli organik atıkları değerlendirerek, yüksek kalitede yüzde 100 organik solucan gübresine dönüştürebilirsiniz. Hatta bunu yaşadığınız mahalleye yayarak, işinizi büyütebilirsiniz. Günlük 250 gramlık evsel atık, 500 solucanla gübre haline dönüştürülebiliyor. Gübrelerin kilogramı ise 2 TL’den satılıyor. Kutuların fiyatı 250 ile 550 lira arasında değişiyor.

TATLI PATATES
Hem zahmetsiz hem de pahalı

Manavlarda kilogramı 15-20 liradan satılan tatlı patates, Türkiye’de henüz çok yaygın değil. Oysaki en az normal patates kadar zahmetsiz yetişiyor. Tek farkı ise tatlı patatesin daha sıcak iklimlerde yetişiyor olması. Türkiye’de tatlı patatesin sadece Hatay’da yetiştirildiğini söyleyen Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Emin Çalışkan, ürünün yüksek gelir sağladığına dikkat çekiyor.

Üniversite olarak laboratuvarda ürünün hastalıklı genini temizlediklerini ve verimli hale getirdiklerini belirten Çalışkan,” 3-5 yıl içerisinde bu ürüne olan talep artacak. Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve Ege kıyının bölgeleri ile Samsun, Çanakkale, Yalova, İstanbul ve Kırklareli bu ürünün yetişmesi için ideal” diyor. Özellikle ürüne Avrupa ülkelerinden ciddi bir talep olduğunu ifade eden Çalışkan, şu bilgileri veriyor:

“Patatesin yetişme süresi dört ay. Bir dekara yaklaşık 3 bin civarında fide gerekiyor. Bir fidenin fiyatı ise 10 ile 20 kuruş arasında değişiyor. Bir dekar araziden yaklaşık 50 ile 60 kilogram arasında ürün almak mümkün.”

KALAMATA ZEYTİN
Çuvalların gözdesi

Sandviç ve kanapelerin vazgeçilmezleri arasına giren kalamata zeytini, son zamanlarda oldukça revaçta. Özellikle ABD’de oldukça moda olan kalamata zeytini, Avrupa’da da çok tüketiliyor. Türkiye’de iri olması nedeniyle ‘eşek zeytini’ adı verilen bu tür, normal zeytinin iki katı büyüklüğünde. Ödemiş, Tire ve Akhisar yörelerinde yetişen bu zeytin, adı Yunanistan’ın Kalamata yöresinden geliyor. Bu zeytin sirkeyle terbiye ediliyor ve mayalanıyor. Tadı ise turşuya benziyor.

Bu zeytinin aynı zamanda iyi bir ihraç ürünü olduğunu söyleyen Hisar Zeytincilik Gıda Mühendisi Kemal Cengiz, “Özellikle ABD, Türkiye’den her yıl 5 bin ton kalamata zeytini ihracatı yapıyor. Ancak üretim hala yetersiz” diyor. Bu zeytinin yetiştiriciliğinin yanı sıra değişik ambalajlarda pazarlamasının da yapılabileceğini kaydeden Cengiz, yaklaşık 700 bin TL’lik yatırımla, 200 adet zeytin tankı alınabileceğini ve zeytin kilogramının 2,5 liradan satılabileceğini ifade ediyor.

       

Sponsorlu Bağlantılar

<- Önceki Yazımız Sonraki Yazımız->

Yorumlar



Yorumunuz da link bulundurmayınız aksi takdir de yorumunuz yayınlanmaz. İsimsiz Yorumlar Yayınlanmaz. BÜYÜK HARF İLE YAZILAN YORUMLAR YAYINLANMAZ. Şahsa hakaret rencide edici kelime suç unsuru temsil edecek yorumlar gerekli mercilere bildirilir.